Sıradaki Sensin, oldukça ilgi çekici bir başlık değil mi? Heyecan verici tam da gençlik gibi ve onlar için Erinç Berk tarafından kaleme alınmış bu eser sayfalarını keyifle, merakla çevirten bir roman.
Kitaplar mutlaka hayatımıza dokunur, okumaktan vazgeçemeyen tüm insanlar bilir ki eğer yeryüzündeki herkes düzenli kitap okuyabilme şansına ulaşabilseydi mavi gezegenimiz çok daha yaşanır bir yer olurdu, daha temiz, daha yeşil, barışçıl ve adaletli.
Salina, ikinci el kitap satışı yapan bir dükkânın adeta abonesi olmuştur. Yine oradan aldığı bir kitabın ilk sayfalarında gördüğü kalemle çizilmiş amblem ve “Kapının arkasına saklanıp kimseyi dinleme.” cümlesi onu çok heyecanlandırır. Kitapta bir deniz yolculuğunda tanışan Emma ve Richard’ın büyük aşkı anlatılmakta, romanın sonunda okuru tahminlerin çok dışında bir final beklemektedir.
Salina, arkadaşının da yardımıyla romandaki amblemin okuldaki müzik grubuna ait olduğunu öğrenir. Amblemi çizen kitabın asıl sahibinin oğlu olan Tardu’dan başkası değildir ve ekibin gitaristliğini de yapan Tardu ailesiyle birlikte çalkantılı bir süreçten geçmektedir. Çünkü anne ve babası boşanmanın eşiğindeki günlerdedir. “Tardu küçükken anne ve babası tartıştığı zaman sebebinin kendisi olduğunu zannederdi. Neyi yanlış yaptığını düşünür, üzülürdü. Sanki bir kar küresinin içinde yaşıyorlardı. Her şey çok güzel giderken birdenbire birisi küreyi elinden düşürmüş ve dünyası tepetaklak olmuş gibi hissediyordu… Sanki matematikteki etkisiz elemandı.” Yazar, hikâyede gencin duygu dilinden bu tür anlatımları başarıyla gerçekleştiriyor.
Kitapta toplumsal bir sorun olan göçmenlik konusuna da Tardu’nun müzik grubuna sonradan katılan Suriyeli Reyyan üzerinden değiniliyor ve eseri oldukça gerçekçi kılıyor. Kızın kendini topağından sökülmüş bir çiçek gibi hissediyor benzetmesi okurun içinde bir şeyleri kımıldatıyor.
Emma ve Richard’ın aşkını anlatan kitap Salina’dan sonra başka okurların hayatlarına dokunmaya devam ederken kitabın asıl sahibi olan Tardu’nun annesi de o romanı aramaktadır.
Salina, sınıf başkanlık seçimlerinde çok yakın arkadaşına adil davranmayı başaramadığını bildiği için oy vermeyince araları bozulur ve üzülür. Ancak okul canlı bir organizma gibi olduğundan oradaki maceralar sürekli değişmektedir. Salina’nın yaşamında iz bırakacak bir yarışma duyurusu onun için yeni bir başlangıç olurken Tardu gruptaki yeni arkadaşı Reyyan’dan etkilenmeye başlar.
Emma ve Richard’ın hikâyesini okumaya başlayan Şeyma, “İşte aşk dediğin böyle olmalı,” diye düşünürken sonunda şaşırıp yeni bir bakış açısı geliştiriyor. “ İlişkilere derinlik katan şey hiç şüphesiz birlikte mücadeleydi. Yoksa az katmanlı, çok acılı, ekşi bir şeye dönüşüyordu sevgi. Ortasında krema olmayan bir pasta gibi, çok şey vadeden ama tat vermeyen bir şekerleme.”
Elden ele dolaşan o kitabın yolculuğuyla, “Sıradaki Sensin” romanının sıcacık hikâyesi sayfaları aştıkça çözülen düğümlerle okura mutlaka kendinden bir şeyler bulabileceği bir okuma şöleni vaat ediyor. Bir de Renklerin Dansı’nı.
“…
Takılma bizi ayıran bu duvarlara
Sorma, bilmiyorum sebebini
Sahi neden inşa etmiştik biz bu kapıları, pencereleri?
Sımsıkı kapatmak için mi kendimizi?
Sınır dediğin
En nihayetinde tuhaf bir çizgi
Aklımızla çizdiğimiz
Yüreğimizle ötesini merak ettiğimiz
Öyle bir dünya ki
Kendimizi hep yolcu hissettiğimiz
…”
Erinç Berk; Sıradaki Sensin. ed. Elfin Tekkanat, son ok. Özlem Tezcan Dertsiz, grafik tas. Hakan Esmergül, Yakın Yayınları, 2026, 72s.
Hedef Kitle: Gençlik Romanı (13+ Yaş)
