İçeriğe geç
Eksi 18 Edebiyat Topluluğu

Kitaplar, katılımcılar, çalışmalar ve Açık Kürsü yazılarında arayın.

Açık Kürsü

← Geri dön

Kral Nasıl Keklendi için

  • YazarElif Bülbül
  • Okuma7 dakika

Tek soru bir ada kasabasını yerinden oynatabilir mi?

Palmiye ağaçları, masmavi bir deniz ve bu güzellik içinde yaşayan ada halkı, Kasabanın En Kral’ı tarafından yönetilir. Herkes onun emrine uyar, kimse soru sormadan iş birliği yaparak sabah akşam çalışır. Balıkçılıkla geçimini sağlayan ada halkı, ‘Denize açılanlar, kovaları dolduranlar, kovaları taşıyanlar’ grupları sayesinde karnını doyurur.

“Bugün çok yoruldum ya da iki kat çalıştım.” şeklinde serzenişte bulunan insanlara kral, “Yeterince adil ya da adalet çok önemli.” yanıtları verir.

Ama kimse, “Adalet nedir? İş birliği nedir?” sorularını sormuyor ya da soramıyor. Kasabanın en küçüğü, bir gün annesine, “Bu nasıl adil olabilir ki?” diye sorar. Babası, “Kovalarımızı dolduralım ve her şeyin mükemmel ilerlemesi için soru sormayalım.” der.

Bir gün adaya sırtında soru küfesi taşıyan Fiko adında bir maymun gelir. Kasabanın en küçüğü küfenin soru sormaması gerektiğini anlatmaya çalışırken, maymun, “Sorular büyüleyicidir. Seni bambaşka birine dönüştürebilirler.” der.

Kasabanın En Kralı’nın keskin kulakları maymunun dediklerini duyar. Bu durumdan hiç hoşlanmaz ama el koyduğu küfede de hiçbir şey bulamaz. Çünkü Soru Canavarı ancak soru soran varsa görünür.

“Sence adil olan nedir?” diye sorar kasabanın en küçüğü.

“Bunu krala sormalısın.” diye yanıtlar soru canavarı ortaya çıkarak.

Kral, ertesi günü adada bir şeylerin değiştiğini ve mükemmel sisteminin sorgulanmaya başladığını anlar. Hiç yapmadığı bir şey yaparak kasaba meydanında büyük bir kutlama yapılmasını emreder. Çünkü halkının Fiko’yu ve Soru Canavarı’nı unutturmak ister ama başarısız olur. Kitabın sonunda Fiko’nun küfesinden soru balonları çıkar.

“Merak nedir?”

“Adalet nedir?

“Soru nedir?”

“İşbirliği nedir?

Son soru ise krala gider. “Sence bu adil mi?”

Bir çizgi roman olan “Kral Nasıl Keklendi?” kitabının kurgusu çocuklara hitap edecek bir dille birleşerek düşündüren ama aynı zamanda gülümseten anlatılar kurmaktadır.

Kavramların Eğilmesi

Gücü elinde bulunduran otorite, "adalet" ve "iş birliği" gibi evrensel ve olumlu kavramların içini boşaltarak kendi düzenini meşrulaştırmak için kullanır. Kral için adalet, herkesin kendi koyduğu sınırlarda sorgulamadan çalışmasıdır. Halk ise bu kavramların gerçek anlamını ancak soru sormaya başladığında fark eder.

İşbirliği Mi Yoksa Körü Körüne İtaat Mi?

Kral, adadaki katı iş bölümünü (denize açılanlar, kovaları dolduranlar, taşıyanlar) "İşbirliği çok önemlidir." diyerek açıklar.

Burada gerçek bir işbirliğinden ziyade, bireyi mekanik bir çarka dönüştüren “aşırı uzmanlaşma” ve "yabancılaşma" eleştirisi vardır. İnsanlar sistemin bütününe veya kendilerine ne fayda sağladığına bakmaksızın, yalnızca kovayı doldurmaya odaklanmıştır. Gerçek işbirliği ortak bir irade gerektirirken, adadaki durum körü körüne itaatin sistemleştirilmiş halidir.

Fiko ve Soru Küfesi

Adaya gelen Fiko ve sırtındaki görünmez, fısıldayan Soru Canavarı, Sokratesçi bir yaklaşımı simgeler.

Soru Canavarı’nın ancak birisi soru sorduğunda görünür olması, bilginin ve farkındalığın hazır bir paket olarak sunulamayacağını, ancak merak ve arayışla var olabileceğini gösterir. Fiko, adeta Antik Yunan’da sokaklarda dolaşıp insanlara sorular sorarak onları düşünmeye zorlayan ve kendisini bir "atsineği" olarak tanımlayan Sokrates’in modern bir çocuk edebiyatı figürüdür.

Kralın Kutlama Hamlesi “Ekmek ve Sirk”

Kral, adada sorgulamanın başladığını hissedince hemen büyük bir kutlama, müzikler ve yemek tezgâhları organize etmesi çok ince bir siyaset felsefesi eleştirisidir.

Roma Dönemi'nden itibaren bilinen, "Panem et Circenses" (Halkı ekmek ve sirkle/eğlenceyle oyalamak) taktiği burada can bulur. Otorite, halkın düşünmesini, sorgulamasını ve hak aramaya başlamasını engellemek için "yapay bir neşe ve tüketim yanılsaması" yaratmaya çalışır. Kralın bu neşeyi kurgularken kendisinin de ilk kez kuralı çiğneyip soru sormak zorunda kalması ise sistemin kendi yarattığı tuzakla çöküşünü simgeler.

Balonların Küfeden Çıkarak Yükselmesi “Düşüncenin Özgürleşmesi”

Kitabın sonunda fırlatılan soru balonları ve krala giden, "Sence bu adil mi?" sorusu sadece komik bir son değildir.

Sorular bir kez serbest kaldığında, onları ne muhafızlar yakalayabilir ne de kralın asası durdurabilir. Bu da düşüncenin ve ifade özgürlüğünün engellenemez doğasını sembolize eder.

İlüstrasyon’a Dair

Kitabın sadece metni değil, illüstrasyonları ve çizgi roman formatı da anlatının felsefi yükünü hafifleterek çocuk okur için davetkâr bir alan açıyor. Gökçe Odabaşı'nın çizgileri, kralın süregelen düzeniyle soruların renkli dünyasını harika bir görsel kontrastla sunuyor. Özellikle Soru Canavarı'nın somutlaştırılmış tasarımı ve finaldeki soru balonlarının yarattığı renklilik, düşüncenin özgürleştirici gücünü sözcüklerin ötesine taşıyarak görsel bir şölene dönüştürüyor.

Çocuklarla felsefe alanından çalışan ve felsefe alanında yüksek lisans yapmış olan Hülya Poyraz’ın önceki kitapları; “Bay Mon ve Tuhaf Komşuları”, “Lilya ve Pıtır”, “Ormanda Macera ve Bir Beyaz Ejderha” çocuğa görelik yaklaşımıyla felsefi derinlik içermekte. Okumanız ve okutmanız dileğiyle.

Hülya G. Poyraz; Kral Nasıl Keklendi?: Bir Ada Macerası. Res. Gökçe Odabaşı, Çınar Yayınları, 2026, 32s.

Hedef Kitle: Çocuk (3-8 Yaş)

Kral Nasıl Keklendi için