İçeriğe geç
Eksi 18 Edebiyat Topluluğu

Kitaplar, katılımcılar, çalışmalar ve Açık Kürsü yazılarında arayın.

Açık Kürsü

← Geri dön

Anomali için

  • YazarElif Bülbül
  • Okuma6 dakika

Dilge Güney’in yazdığı çocuk romanı, çocukların koşulsuz ve daima oyun oynadığı, rengârenk çiçeklerle bezeli, adeta bir cenneti andıran masalsı bir kasabada başlar. Anlatıcı çocuk, en yakın arkadaşı Razka ve diğer çocuklarla birlikte Mimi'nin şekerleme fabrikasında çılgınca bir pasta savaşı yaparken her şey bir anda değişir. Pencereden onları izleyen, yüzü kıllarla kaplı, devasa boyutlarda yabancı bir varlık belirir. Bu varlığın gelişiyle birlikte kasabanın koruyucusu ve rehberi olan Sukha meydandaki kayasına çıkarak kasabada bir "Anomali" başladığını ilan eder.

Sukha’nın tanımına göre anomali; çocuklara oyun oynama isteğini kaybettiren, onları kasabadan koparan normal dışı bir sapmadır. Çok geçmeden çocuklardan biri olan Mu ortadan kaybolur. Mu'nun yatağında sadece kıyafetleri kalmıştır ve çocukları götüren bu devasa "anomali" varlıkların gözleri, aslında kaybolan çocukların gözlerine (örneğin Mu'nun menekşe rengi gözlerine) benzemektedir. Zamanla sıra en yakın arkadaşı Razka'ya ve diğer çocuklara da gelir. Kasaba yavaş yavaş boşalır ve derin yarıklarla sarsılarak yıkılmaya başlar.

Anlatıcı çocuk, bu anomaliden korunmak için ormanda karşılaştığı bilge bir tırtılın tavsiyesine uyar ve kendini saklanmak amacıyla bir kozanın içine girer. Kozada büyüdüğünü, yaşlandığını gördüğü rüyalar görür. Uyandığında bir kelebeğe dönüşmeyi umar ama fiziksel olarak hiçbir şey değişmemiştir, hâlâ kendisidir. Ancak dışarı çıktığında kasabadaki tüm çocukların anomali tarafından yutulduğunu ve geriye yalnızca kendisinin kaldığını öğrenir. Sukha ona şaşırtıcı bir gerçeği açıklar: Oyun oynama isteğini kaybetmeyen tek çocuk o olduğu için, artık bu kuraklaşan düzende asıl anomali kendisidir.

Sukha’nın yönlendirmesiyle anlatıcı, elindeki sihirli uçurtmanın ipine tutunarak dağın öte yanına doğru uçar. Dağın öte yanı; kuşların uçamadığı, Mimi'nin pastaları gibi çok katlı devasa binalarla dolu, vızır vızır işleyen, gri ve kalabalık bir şehirdir. Buradaki devasa binaların pencerelerinden baktığında, kasabadan kaybolan arkadaşlarının büyüdüğünü, o devasa ve mutsuz insanlara dönüştüğünü görür. Razka ise bir yetişkin olmuş, vicdanıyla ve büyüdükten sonra kırdığı kalplerle hesaplaşarak hıçkıra hıçkıra ağlamaktadır. Kahramanımız, arkadaşlarına yeniden çocukluklarını, oyun oynamayı ve içlerindeki çocuğu hatırlatmak; onları bu yabancılaşmadan kurtarmak için mücadeleye girişir.

Anamoli ya da Büyümek

Anomali, fantastik bir çocuk öyküsü gibi görünse de aslında büyümek, çocukluğun yitimi ve modern dünyaya yabancılaşma üzerine yazılmış çok güçlü bir alegoridir.

Kitaptaki en büyük metafor anomalinin kendisidir. Çocukların dünyasında normal olan şey koşulsuz oyun oynamak ve hayal kurmaktır. Ancak anomali, yani büyüme süreci, yetişkinlik sorumlulukları ve toplumsal kalıplar araya girdiğinde çocuklar oyun oynamayı bırakır. Kasabadan kaybolan çocukların kıllı, devasa varlıklara dönüşmesi, aslında ergenlik ve yetişkinlik dalgasına kapılarak çocuksu masumiyetlerini kaybetmelerini simgeler.

Dağın Öte Yanı (Modern Şehir Yaşamı)

Dağın öte yanındaki çok katlı binalar, kuşların bile uçamadığı gökyüzü labirentleri ve durmak bilmeyen koşturmaca, modern kapitalist şehir hayatının ve plazaların betimlemesidir. Çocuklar büyüdükçe bu labirentlerin içine hapsolur, tek tipleşir ve mutsuzlaşırlar.

Kozaya Girmek ve Kendini Saklanmak

Anlatıcının tırtılın tavsiyesiyle kozaya girmesi, büyüme sancıları karşısında bireyin iç dünyasına çekilmesini, çocukluğunu koruma çabasını ve bir nevi kendini bulma (olgunlaşma) sürecini simgeler. Kozadan kanatsız çıkması ama kelebekten daha güzel olduğunun söylenmesi, insanın fiziksel olarak büyüse bile içindeki çocuk ruhunu, yani özünü koruyabilmesinin en büyük güzellik ve başarı olduğunu anlatır.

Yetişkinler Dünyasında Anomali Olmak

Sistemin herkesi tek tipleştirdiği, oyun oynamayı ve hayal kurmayı unutturduğu bir yetişkinler dünyasında; neşesini, hayallerini ve oyun oynama arzusunu kaybetmeyen bir insan, o sistem için bir anomali (sapma) olarak algılanır. Kitap, çocuk kalabilenlerin bu gri dünyayı iyileştirebilecek asıl güç olduğunu fısıldar.

Sukha ve Yıldız Gözler

Sukha karakteri ve onun yıldız şeklindeki gözleri, insanın içindeki saf neşeyi, vicdanı ve çocuksu ışığı temsil eder. İnsanlar büyüyüp oyundan koptukça Sukha’nın gözleri çizgiye dönüşür, yani içlerindeki o ışık söner.

Metin dilinin akıcı olduğunu ve yazarın çocuk gerçekliğine sadık kaldığını belirtmek isterim. Dilge Güney’in bu çocuk romanı, sunduğu fantastik evrenin arkasında derin psikolojik ve sosyolojik katmanlar barındıran hem çocukların hem de yetişkinlerin keyifle inceleyebileceği çok zengin bir eser.

Dilge Güney; Anomali. Res. Zeynep Özatalay, Tudem Yayınları, 2026, 104s.

Hedef Kitle: Çocuk Romanı (11-14 Yaş)

Anomali için